İnterneti açıyorsun ve bir dalga seni yakalıyor: minimalizm, yavaş yaşam, hafif minimalizm, sauna yaşamı, hayran-hayatı, her şey aboneliklerle, eve dönüp kendin pişirme, sıfır alışveriş manifestoları. Birbiri ardına biri sana "yaşamak böyle olur" diyor.
Hepsi temiz işlenmiş. Fotoğraflar net, üslup hoş. Bu yüzden deniyorsun. İlk hafta güzel, ikinci haftada bir yerde aksamaya başlıyor, üçüncü haftaya geldiğinde sessizce vazgeçmişsin. Tanıdık geldi mi?

